|
#1
| |||
| |||
|
Merhaba arkadaşlar, Umarım bu forum sayesinde farklı şehirlerde bulunan ve farklı bilgilerle donanmış arkadaşlarımızın bir araya gelerek etkin bilgi yöntemi ile yol gösterici paylaşımlarda bulunmasının yolu açılmış olacak. ilk mesajımda sosyal ağların site içeriğimizle ilişkisi üzerinde durmak istiyorum. Daha doğrusu sosyal ağlar derken (ki sayısı artık tahmin edilebilirliğin ötesine çıkmış durumda) en önemlisini ele alarak konuya başlamak istiyorum. StumbleUpon 'u hepimiz biliyoruz. Baştan belirteyim. Aşağıda anlatacağım tüm bilgiler ingilizce siteniz için geçerli olacaktır. Internet üzerinde çok fazla zaman geçiriyorsanız ve farklı sitelerde neler olup bittiğini görmek istiyorsanız SU sizin için biçilmiş kaftan. Burada SU ile neler yapabileceğinizi çok fazla anlatmak istemiyorum. Bununla ilgili çok fazla bilgi yine internet üzerinde yayılmış durumda. Benim bahsetmek istediğim nokta ise tamamen SEO ile ilgili olan bölüm. SU sadece arama ve aradıklarınızı like it! ile sayfanıza kaydetme işlevi görmüyor. Aynı zamanda SU'dan belirli bir gelir de elde ediyorsunuz. Daha fazla bilgi için şu sayfayı ziyaret edebilirsiniz. İlgili sayfaya kayıt olduktan sonra sitenizdeki her konu için bir kampanya başlatabilirsiniz. Kampanyanızın etkili olması için doğru kategoriyi seçmeniz gerekir. Burada dikkat etmemiz gereken şu. Sitemizenasıl trafik sağlayacağız? Başta da belirttiğim gibi siteniz ingilizce olmalı. Ancak internet ingilizcesi veya bodrum-marmaris tatil ingilizcesinden bahsetmiyorum. SU içinde kendinizi en iyi şekilde tanıtmanın yolu ve kendinize trafik çekmenin yolu insanların sayfalarına veya eklediklerine yorum yazmak. Ama yorum yazmanında belirli bir tekniği var. Öncelikle çok güzel fotoğraf, harika bir yazı, muhteşemsin vb. gibi yorumlardan kesinlikle kaçınmalısınız. Çok beğendiğiniz ve etkilendiğiniz bir fotoğraf üzerinde samimi düşüncelerinizden bahsedin. Daha sonra sitenizde bu fotoğraf gibi kaliteli olmasa da buna yakın tarzda çalışmalar yaptığınızdan bahsedin. İşte ilk adımı attınız. Kaliteli fotoğrafı SU sayfasında görenler aynı zamanda yorumları da okuyorlar. bu kaliteye yakın sizin çalışmalarınızı görmek için sitenize giriyorlar. 7 milyondan fazla kişiden sözediyoruz. Ne kadar fazla yorum yaparsanız. Tabiki etkili yorum yaparsanız sizin sayfanıza ziyaret ağını bu oranda genişletirsiniz. SU'da bir başka yöntem ise, kendi ilgi alanlarınızı belirlediğiniz kategorilerde başka kimlerin bu ilgi alanları beğendiğini görebilmenizdir. Bu kişilere arkadaşlık teklif edin. Arkadaşlık teklif edeceğiniz kişilerin sayfalarını like it! yapın ve yorum yazın. Sizi arkadaş olarak kabul ettiklerinde onlarda sizin sayfanızı lik it! yapacaklardır. Örneğin 3500 arkadaşa 3 ay süresince ulaştınız. Her arkadaşınızın ortalama 100 arkadaşı olsun. Sitenize gelecek trafiği hesap edebilrsiniz. Sitenize yeni bir içerik eklediğinizde firefox toolbarı ile 3500 arkadaşınızı konuya davet edebilirsiniz. İçeriğinizi beğendiklerinde like it! diyecekleri için SU Ads'den her tık başına 0,25 lik ödeme alacağınız gibi. Kendi sayfalarında da sizin içeriğinizden bahsettiklerinde önemli bir SEO atağını halletmiş oluyorsunuz. 3500 arkadaşınızın hemen hepsi ile aynı oranda yakın dostluk kuramayabilirsiniz. Sorun değil. Yakın dostuk kurmak istediğiniz veya sizinle ilgilenmediğini düşündüğünüz arkadaşınıza sitenizde ödüller verin. Onu sitesindeki içerikten bahsedin ve bu durumdan arkadaşınızı haberdar edin. Durum tamamen değişecektir. Sonuç olarak SU üzerindeki yoğun çalışmanızın emeğini çalışmanızla orantılı olarak hemen görebiliyorsunuz. SU ile yarattığınız trafik sizin farklı siteler tarafından hızla önerilmenize ve SU dışında da ilgili sitelere ziyaret edenlerin sitenize gelmesini sağlayacaksınız. Umarım faydalı bir paylaşım olmuştur. Sevgiler... |
|
#2
| ||||
| ||||
|
Arkadaşım bu bilgiler için teşekkür ederim.Peki bu siteye kayıt ve bu siteden gelir etmek istiyorsak sitemizin tüm içeriği ingilizce mi olacak?
|
|
#3
| |||
| |||
|
Evet tüm içeriğimiz ingilizce olacak. SU'nun toolbarında bu yönde bir seçenek var. Başka bir dilde yayın yapan site gördüğünüzde, içeriğin konuyla ilgisi olmadığına (SU toolbarında teknoloji seçeneği seçtniz ve sadece Stumble düğmesine bastığınızda karısınıza teknoloji sitesi gelmesini istiyorsunuz. Ama kahve yapımı ile ilgili saçma sapan bir site karşınıza çıktı. O zaman bu sayfayı Tools seçeneklerinden rapor ediyorsunuz. SU bu sayfayı otomatik olarak çıkarıyor) veya içerik olması gereken sayfa kaldırılmış ise (sayfayı göremyorsanız, açılmıyorsa hata veriyorsa) rapor edeceğiniz bir buton bulunuyor. Böylece hatalı,yanlış konu içeriğinde ve ingilizce harici herhangi bir sayfayı kullanıcılar rapor ederek SU projesi dışına atılmış oluyor. Ayrıca SU'nun reklam ağına üye olduğunuzda bir süre kampanya istatistiklerinizin görüntülenmediğini görürsünüz. Bunun nedeni SU'ya kampanyanızın etkili başlaması için 100 dolar gibi paypal üzerinden ücret ödemediğinizdendir. Sitenizdeki her sayfanızı ayrı bir kampanya haline dönüştürebiliyorsunuz. Resimlerinizi, yazılarınızı videolarınızı ne kadar çok sayfanız olursa SU ağında o kadar fazla gösterim şansı bulursunuz. Reklam gelirini en iyi şekilde elde etmek için burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Örneğin ben SU'ya üye olduğum ilk ay boyunca konuyla ilgili makaleleri araştrmakla vaktimi harcadım. Zamanım olduğu süreçte çok yararlı bilgileri ingilizceden Türkçe'ye çevireceğim. Örneğin SU'da aynı şekilde Google gibi fazla tıklanma ile büyük gelir elde etme durumunu denetliyor. Herşeyin doğal gelişmesini istiyor. Sitenize eklediğiniz kod ile aynı google adsense gibi giriş çıkışları kontrol ederek kayıt altına alıyor, inceliyor. Bir ara Hindistan ve Japon SU topluluklarının büyük gruplar kurarak çapraz tıklama yöntemi ile birbirlerine büyük paralar kazandırdığı ile ilgili dedikodular yayılmıştı. Hatta Türkiye'de birkaç kişi bir araya gelip bu tarz bir çalışma grubu kurmayı vs düşünmüştü. Böyle birşeyi elbette önermiyorum. SU'nun tüm projesinden elenirsiniz. Reklam kampayasında iki yol var. Birincisi daha uzun süreci alan yol. SU'nun paypal hesabına 100 dolar yatırmadığınız yol burasıdır. İkincisi ise SU'ya 100 dolar yatırırsınız ve örneğin bana günde 250 ziyaretçi gönder dersiniz. İşte burası aslında durumun en kritik noktası. İlk mesajımda belirtmiştim. Belir libir arkadaş sayısına ulaşmanın öneminden ve kaliteli yorum yapmanın gerekliliğinden. Olabildiğince sempatik (yapmacık değil ) ve insanlara farklı gelebilecek akılcı yorumlarlabelirli bir arkadaş kitlesi edinmeniz gerekir. İkincisi seçeceğiniz konu yani sitenizde reklam kampanyasına koyduğunuz ve gelir elde etmeyi istediğiniz konu gerçekten ilgi çekici ve insanlık yararına olmalıdır. Yukarıdaki cümlemi yanlış algılamış olabilirsiniz. Olabildiğince fazla konu yükleyin ancak anlamsız konu olmamalı. Tek cümlelik sayfalar yaratıp örneğin 30 bin içerik birden yüklediğinizde bu içerikten gelir elde edemezsiniz. 10 adet sayfa koyarsınız ve 100 dolarınızı bu 10 sayfa için kullanırsınız. ama bu 10 sayfa sizin en güçlü, en ilgi çekici sayfanız olur. İşte bu aşamada insanlar i like it! demeye başlar. ve her tık başına 0.25 lik ödeme alırsınız. Doğru bir kampanya uygularsanız 100 dolarlık yatırımı çok kısa sürede aşarsınız. Kaliteli, özgün ve insanların ilgisini çeken ne kadar çok içeriğiniz olursa o kadar çok tıklanırsınız. Tıklanmanın yanı sıra tavsiye edilmeye ve yorum almaya başlarsınız. Yorumlara konu sıcak iken ve ilgi devam ederken hızla yanıt vermek çok iyi olacaktır. Çünkü insanlar kaliteli içeriği birbiri ile paylaşır. Paylaşımı fazla olan içerikler ise SU'nun anasayfasında yayınlanır. Bu yayınlanan ve çok sevilen içerikler listesinde olmanız ise apayrı bir durumu doğurur. Konunun ilgi çekicliğine bağlı olarak 30K ya yakın tarifk alırsınız. Elbette bu SU'nun anasayfasında ilgi çekici diğer başlıklarla yarışarak elde edebileceğiniz normal bir sonuç. Bu kadar hareketli ve özgün trafik google adsense gelirlerinize de mutlaka yansıyacaktır. Örneğin SU'nun sizin sayfalarınızda hareketli olduğu günler google reklamlarınızında (tabiki yerleşimi de çok önemli ama konu başlığı altındaki reklamlar en çok tıklanan oluyor benim deneyimime göre) önemli artışları görürsünüz. Sonuç olarak SU reklam alanı ile ilgili bahsetmeyi unuttum birkaç şeyi farkettim. O konuyla ilgili de bilgi verelim. Reklam alanına önereceğiniz sayfanız var. Bu sayfanızın konusu nedir? Teknoloji diyelim ve CSS teknikleri diyelim. Bu sayfanızın hangi yaş grupları arasında etkili olacağını düşünüyorsunuz? Bunu özelleştirebilirsiniz. Yaş aralığı seçerek. Daha sonra hangi ülkelerin buna katılımını öngörüyorsunuz? Örneğin En çok trafik California'dan geliyorsa sadece o eyaleti hedef alabilirsiniz. Sayfalarınıza gelen yoğunluğu google trafik analiz hesabınızdan görebilirsiniz. En önemli konu ise şu. SU reklam alanında bir sayfanızı kampanyaya dahil ettiniz. Ödemenin 100,250,500,1000,2000,3000 gösterimde bir olup olmayacağına karar vermeniz gerekir. Yapılandırmazsanız otomatik olarak 1000 gösterim işaretli kalır. Ancak siz bunun 100 gösterim olmasını ayarlıyabilirsiniz. Diyelimki 3000 gösterimi işaretlediniz siteye gelen SU kaynaklı ziyaretçileriniz var. Ama bir türlü para görünmüyor. Bunun nedeni SU kaynaklı ziyaretçilerin 3 bin gösterime ulaşmamasıdır. Sanırım aktaracağım bilgiler bu kadar. Biraz uzun yazmış olabilirim. Eksik veya yanlış ifade ettiğim noktalarda olabilir. Yazıda anlamadığınız bir konu olursa bilgim dahilinde yanıtlmaya çalışırım. Sevgiler... |
|
#4
| |||
| |||
|
aynı makaleden türkçe içeriğe sahip siteler içinde bekliyoruz elinize sağlık.
|
|
#5
| |||
| |||
|
Merhaba Türkçe içeriğe yönelik sitelerle ilgili bir çalışma yapmama kararını uzun süre önce aldım. Bunun nedeni ise emek vererek uzun araştırmalarla yorularak yazdığım tasarladığım tüm bilgilerimin başka siteler tarafından görsellerine kadar kopyalanıp kullanılmasıydı. Her ne kadar özgün içerik yaparsam yapayım, günlerimi gecelerimi harcayayım, adam içindeki kelime kurgusunu değiştirip olduğu gibi alıyor. Kendisi yazmış gibi bir de lütfen alıntı yaparken kaynak gösterin diye kendi adresini gösteriyor. Uyarı mesajı gönderdğimde git şikayet diye işi pişkinliğe vuruyor.Bu nedenle Türkçe sitelerle ilgili hiçbir çalışma yapmama kararım bu dönemde devam edecek gibi. Sadece uzun süredir sessizce takip ettiğim güvenilirliğine inandığım birkaç türkçe foruma zamanım yettiği ölçüde yazı iletiyorum. Ancak Türkçe olarak hiçbir zaman çalışma yapmayacağım anlamına gelmiyor bu yazdıklarım. Türkiye'nin Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya kavşağında kendi dalında uzman ve temiz/dürüst kadrolara ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki 5 yıllık süreçte özellikle Gürcistan, Suriye, Ukrayna gibi ülkelerin iç siyasal sorunlarını çözüp normalleşmesi ile birlikte yeni açılımların olacağını düşünüyorum. Bölgesel SEO çalışmalarının da bu dönemde büyük ivme kazanacağını ve hatta Türkiye'de yetişen SEO uzmanlarının Gürcistan ve Ukrayna şirketlerinde daha önemli roller alabileceğini düşünüyorum. Ki konu sadece seo ile sınırlı olmayacak. Sadece bir örnek vereyim. Web editörlüğü ile ilgili 4 aylık bilgilendirme yaptığım bir arkadaşım şu an Ukrayna''nın devlete bağlı özel bir kurumunda resmi web editörü olarak çalışıyor ve aylık kazancı ilk aşamada 2000 dolar. Sevgilerimle... |
|
#6
| |||
| |||
| Yahoo BUZZ: Kullanımı son derece kolay, zevkli ve kaliteli içeriklerin buzz up ile üst sıralara yerleştiği önemli bir sosyal ağ, etiketleme aracı.Yahoo'nun servisi buzz'dan bahsediyorum. Daha önceki yazımda SU uygulamalarında başarılı olmak için kaliteli içerik ve çok arkadaş edinmenin yararı üzerinde durmuştum. Yahoo Buzz'da aynı şekilde kaliteli içeriğe ve arkadaşlarınızın sizi buzz up yapmasına bağlı olarak gelişme gösterir. Neden Arkadaşlarınızın buzz up yapması diyorum? Öncelikle ingilizce sitenizdeki içeriği buzz sayfasına eklediniz (eklemeniz için mutlaka yahoo hesabınız olmalı) Gereken tanıtım yazısını yazdınız ve gönderdiniz. 1 oy kullanmış oldunuz. Buzunuz 1 oldu yani. Bu içeriğinizi hızla arkadaşlarınıza tavsiye ederek buzlarınızı yoğunlaştırmanız ve onlarında sizin sayfanıza yorum yapmalarını sağlamanız gerekir. Elde edeceğiniz fayda sayfanızın başka kişilerin de ilgisini çekecek sürede yahoo anasayfasında dönmesidir. Bu başlı başına yoğun bir trafik anlamına gelir. Günün en çok buzlanan yazıları yahoo buz anasayfasında ilgili kategorilerinde sıralanır. Tabiki arkadaşlarınızın sayfalarınıda sizin buzlamanız ve yeni yahoo arkadaşları edinmeniz gerekir. Hoşunuza giden konularda mutlaka yorum yapın (SU'da bahsettiğim gibi kaliteli, dikkat çekici yorum olmalı) Hızla yazdığım yahoo buzz bilgileri sizin için faydalı olur. Eksik veya yanlış ifadeler için şimdiden özür diliyorum. Sevgilerimle... |
|
#7
| ||||
| ||||
|
Çok güzel paylaşımlar yanlız türkçe içerikleri de kabul etse herkesin işine yarayabilecek.
|
|
#8
| |||
| |||
|
SU ve Yahoo Buzz'dan dilimiz döndüğünce bahsettik. Bu noktada konuyu biraz daha özelleştirmenin faydasına inanıyorum. Web adı verilen bu derya ve deniz içinde hemen her gün sıkça kullandığım ve çok yararını gördüğüm bir sistemden bahsetmek istiyorum. Bahsedeceğim sistem çok yeni olmayan ama belli bir süre yönetimsel sorunları, şirket satış meselesi ile web ağında olması gereken yere tam anlamıyla bir türlü yerleşememiş ancak her zaman ilgimizi çekmiş ve 2008 yılından itibaren belirli bir düzene oturmuş bir yapı Cooliris "Daha fazlasını keşfet" sloganı ile yayın yapan site firefox'un son sürümü ile mükemmel çalışıyor. Anasayfasından indirip kuracağınız eklenti ile 3 boyutlu görsel dünyayı yaşamaya hemen başlayabilirsiniz. Ancak burada bahsedeceğim konu sadece kullanıcı kimliğinizle yüklenmiş fotoğraf, video vb dosyaları tam ekran izleyip zaman geçirmeniz değil. Tam aksine sizin yükleyeceğiniz fotoğraf ve videoları tüm dünyanın izlemesini sağlamanızdır. Bu linkten Önce sitenizi kaydediyorsunuz sonra gerekli adımları uygulayarak sitenize gerekli kodları yerleştirerek (wordpress, vs diğer sistemlerle de uyumlu ve pluginleri mevcut) sitenizde size ait olan tüm görselleri videoları cooliris dünyasına taşıyorsunuz. Peki bunun bana yararı ne diye sorcak olanlar için verilecek yanıt çok basit. İşi sadece zamana bırakın. Kaliteli ve yüksek çözünürlüklü fotoğraflarınızı, çizimlerinizi vs sitenize yerleştirin. Daha sonra sitenize gelecek trafiğin keyfini sürün. Cooliris fanatikleri (eskiden piclens fanatikleriydi) günlük olarak yayınlanan web fotoğraflarını paylaşmayı sık kullanılanlarına eklemeyi ve hatta birbirlerine elmek(e-posta, mail) yoluyla önermeyi pek severler. Cooliris fanatikleri uzun uzun saatlerce haber bülteni izlemeyi sevmezler. İlgilerini çeken 3-5 dakikalık haber görüntülerini izleyip çeker giderler. Cooliris fanatikleri en çok ev yapımı, doğal videolardan hoşlanırlar. Özellikle üniversite gençliğinin (biz biraz yaşlandık ne yazık ki ) videolarını sürekli takip ederler ve paylaşırlar. Cooliris fanatikleri saatlerce fotoğraf, yeni çıkan film, oyun tanıtımları, spor görüntüleri, teknoloji videoları, alışveriş tarzları ile ilgili akla hayale gelmeyecek video ve fotoğraflarda dolaşmayı severler. Çok sevdikleri bir video görüntüsü var ise cooliris içindeki küçük bir buton sayesinde doğrudan ilgili siteye girerler. Bunun anlamını artık biliyorsunuz Süreklilik içeren sağlıklı ve özgün trafik sitenizi yukarı çeker. Yukarı çıkan siteniz reklam pastasından kırıntı değil yavaş yavaş pay almaya başlar. Sosyal ağların gerçekten sitenizin içerik kalitesi ile doğrudan olumlu etkisi bulunmaktadır. Sanırım yazının sonuna geldik. Yanlış veya eksik ifadeler için şimdiden özür dilerim. Sevgilerimle... Konu kediadam tarafından (18-03-09 Saat 01:23 ) değiştirilmiştir. |
|
#9
| |||
| |||
|
Yukarıdaki tüm bilgileri okuduğunuzda sosyal ağların kullanımının ne kadar önemli olduğunu kavrayabiliriz. Bahsettiğimiz 2-3 sosyal ağ ile yaratılacak özgün ve sağlıklı trafik, yorumlarla bezenmiş konularınız, içeriğinizin internet üzerinde yaygınlaşması, referans sistemine dahil olması vb gibi unsurlarla önemli bir mesafe kat etmiş olacaksınız. Peki burada biraz şeytanın avukatlığını yapalım. Yukarıda bahsettiğimiz süreçler, kazanımlar, geri dönüşümler amerikan rüyası gibi birkaç günnde olan şeyler mi? Hayır çok uzun uğraşlar ve sabır gerektiren tek tek insan kazanmaya ve kazanılan insanların ilgisini kaybetmemeye yönelik topyekün gelişim stratejisidir. Sitenizdeki gelişimi ve ilişkilerinizdeki gelişimi durduğunuz an, yorumlar yanıt vermeyi önemsemediğiniz an kaybetmeye başladınız an demektir. Peki şu soruyu soracaksınız. "Yahu kardeşim benim hayatım sosyal ağlara mesaj yazıp içerik yükleyip ilgilenmekle mi geçecek hem o kadar uzun süre disiplinli çalışma yapacak kadar da sabrım yok" (buradaki atasözünü hemen yapıştıralım. Bir işe Türk gibi başla ingiliz gibi bitir) İşte sabırsızlar için bir fırsat. Diyelim ki, içeriğine güvendiğiniz bir konunuz var. Ne olsun? Örneğin CSS3 veya tarayıcı uyumlulukları ile ilgili kendi geliştirdiğiniz yöntemler olsun. Bunları internet üzerinde paylaşmak istiyorsunuz. Ancak bunun hemen olmasını ve sitenizin bir anda hızla internet alanında yayılmasını dikkatleri üzerinize çekmek istiyorsunuz. Reklam şirketlerinin kısa sürede size teklif getireceği günleri düşlüyorsunuz ![]() Burada diğer SEO uygulamalarınızı yaptığınızı varsayıyoruz. Yani içeriğinizi güçlendirdiniz, özgün makaleler yayınladınız, anahtar kelime seçimleri, optimizasyon ayarları ve diğer yapılması gereken herşey... Sadece sosyal ağlardan insanların sitenize kısa sürede akın etmesini istiyorsunuz. Tek yapamadığınız nokta sosyal ağlardan gelecek yoğun tarfik alımı kaldı. İşte burada ingilizcenin önemine değinmek gerekiyor. Biliyorum konu biraz uzuyor ancak burası işin püf noktasıdır. Gerçek hayattan yaşadığımız bir örneği sizinle paylaşmak istiyorum. Eşim bir üniversitede yabancı diler bölümünde öğretim elemanı. Öğrencilerine geçen ay ödev verdi. Herkes evde yaptığı yemeğin tarifini ingilizce olarak yazsın getirsin. Öğrenciler bir hafta sonra yaptıkları yemek tariflerini getirdiler. Birlikte okuyoruz. Kimler neler yazmış. Öğrencinin adını burada vermiyorum. Belki içinizden birisi de olabilir utandırmayalım ![]() Erkek öğrenci yaptığı tarifte şöyle demiş. "Eşim işten yorularak geliyor. İki çocuk annesiyim bende evde çok yoruluyorum. Bu nedenle pratik yemekler yapmayı tercih ediyorum. Size şimdi sucuklu yumurtanın farklı bir tarifini vereceğim..." Bu cümle ile başlayan yemek tarifini erkek öğrenci öğretmenine veriyor. Haliyle listelere notlar asıldığında öğrenci "ama ben herşeyi doğru yapmıştım diyemiyor" çünkü kopyacılığının farkedildiğini farkediyor. Bu öğrenci sınıfı geçerse örneğin ingilizce öğretmeni olarak görev yapacak. Kopyala-yapıştır mantığının nerelere geldiğini görüyoruz. Derslerine odaklanmak yerine herhangi bir yemek tarifi sitesinden kopyaladığı metni öğretmenine sunabiliyor. Sıra altında ise haftanın maçlarını kazanmak için kupon dolduruyor. Öğretmeninin evinde de internet olduğunu ve öğrencilerin ingilizce kopya içerikleri alıp almayacaklarını kontrol edebilecek bir zekaya sahip olduğunu dahi düşünmüyor. Bu durumu neden anlattım? Çünkü gençlerimizin çok büyük bölümü yarım yamalak öğrendiği ingilizce ile ve yarım yamalak yaptıkları ingilizce siteler ile kendilerine trafik gelmesini bekliyorlar. Yabancı forumlardaki yazışmalarda sordukları sorular, cümle yapıları ve soru sorma biçimlerine ise hiç değinmiyorum. Burada tüm öğrencilerden bahsetmiyorum. Sadece kopya içerik kullanarak ingilizce dersinde maç tahmini vb şeylerle ilgilenenlerden bahsediyorum. Yoksa son derece çalışkan ve kendini geliştirmiş bilimsel yayınları çevirerek öğrencilik yaşamında iyi gelir elde edenler konu dışındadır. Bu son anlattığım konuların sosyal ağlarda trafik çekmek ile ilgisi nedir diye soran sabırsızlıkla ve sinir harbi ile bekleyen arkadaşlarımızı daha fazla bekletmeyelim ![]() Sosyal ağlarda yine örneğimizi SU üzerinden verelim. 50 binin üzerinde arkadaşı olan kişiler pazarlık usulü ile sitenizi tavsiye etme ve trafik yönlendirme hizmeti vermektedir. Sadece SU üzerinde 50 bin arkadaşı olan kişinin bu arkadaş ağını diğer sosyal ağ sistemlerine entegre ettiğini düşünürseniz, durumun önemini de kavrarız. Bu noktada pazarlık yapabilme gücünüz ve süreçlerle ilgili öğrenilecek çok fazla nokta var. Bunu da zamanım el verdiği ölçüde sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Dakikada 270 milyon aramanın yapıldığı bir web ortamında denizde sadece bir kum parçası olabilmek için zaman+nakit faktörünü iyi hesapmak gerekir. Aklınıza gelen son soru nedir? Ben sosyal ağlar üzerine çalışıp 50 bin değil 100,200 bin arkadaş edinsem bu trafik yönlendirme işine bende katılsam nasıl olur acaba? Elbette olur! Tek fark, derslerinizde ve ödevlerinizde kopya içerikle durumu kotarmaya çalışmayın! İngilizce içerikte bir site yapıyorsanız kullandığınız dile mutlaka özen gösterin. Nasıl ki biz Türkçe içerikli sitemizde Türkçe kullanımının önemine değiniyoruz. Sokata konuştuğumuz gibi yarım yamalak anlaşılmayan bir türkçe ile sitelerimizi tasarlamıyoruz. İngilizce içeriklerimizi de aynı şekilde tasarlamamız doğru olmaz. Yazdıklarımda yanlış veya eksik ifadeler kullandıysam özür dilerim... Sevgilerimle... |
|
#10
| |||
| |||
|
Sosya ağların sitenize katkısından önceki yazılarımızda bahsettik. Neler söylemiştik kısaca özetleyelim: 1- Özgün içeriğimiz olacak. 2- Sosyal ağlar içinde yaratıcı,eşi benzeri görülmemiş dikkat çekicisi yorumlar yapacağız. 3- Sitemize veya sosyal ağ üyeliğimize gelen yorumlara sıcağı sıcağına yanıt vereceğiz. 4- Türkçe'yi düzgün ve kurallarına uygun kullandığımız gibi, yabancı dilde site yapıyorsak buna uygun bir dil kullanacağız. 5- Olumlu olacağız. Yapmacık övgülerle konuyu geçiştirmeyeceğiz. Sosyal ağ adı üzerinde klavyenizin bağlı olduğu bir makina değil. Belirli bir konuda insanlarla paylaştığınız en küçük düşünce ve o düşünce etrafında geçirdiğiniz saatler sizi rahatsız etmiyorsa sosyal ağları en iyi kullanan kişi sizsiniz. Bu 5 maddeyi sabırla ve inatla uyguladığınızda sitenizin diğer insanlar tarafından farkedilmemesi için hiçbir sebep yok. Ancak burada ben 6'ncı bir madde daha eklemek istiyorum. Bu maddenin adını "Melek Etkisi"olarak tanımlıyorum. Melek Etkisi nedir? Melek Etkisini ingilizce içerikli bloglarda, sitelerde, forumlarda saymaya kalkarsam liste bir hayli uzar. Ancak ülkemizdeki SEO ve webmaster forumlarını, sitelerini takip edenlerin yabancı olmadığı bazı isimleri sizinle paylaşmak istiyorum. Türk interneti içinde benim sessiz sedasız takip ettiğim, bloglarına ve forumlarına hemen hiç yazmadığım veya çok az tavsiye niteliğinde kısa bilgi notları ilettiğim birkaç siteyi sıralamak istiyorum. Yakuter: Hiçbir şekilde tanışıklığımız yoktur. Bence çok uzak olmayan bir gelecekte Türkiye'nin web gelişimi ile ilgili çok önemli bir mihenk taşı konumunda olacak. Yazdığı küçük programcıkları, php kodlarını, sorunlara karşı hızlı çözümlerini ücretsiz bir şekilde site müdavimleri ile paylaşıyor. Hiçbir beklentisi olmadan başlangıç düzeydeki sorulara sıkılmadan, yorulmadan verdiği yanıtlarla melek etkisini en iyi şekilde kullanan Erhan Yakut'a yolunda başarılar diliyorum. Hasan Yalçın: Kendisi ile hiçbir şekilde tanışıklığımız yoktur. Çoğu tasarımcıya yol gösterici, ilham verici dikkate alınırsa tasarımcının hayatını düzenleyici abi nasihati konumundaki yazıları ile melek etkisini önemli ölçüde kullanıyor. Bu iki sitenin kullandığı melek etkisini eğer takipçileriyseniz çok iyi anlamışsınızdır. Bunların dışında Eburhan, Fatih Hayrioğlu, Yiğit Konur, R10'u saymamak olmaz. Kısacası sitenizin içeriği ne olursa olsun melek etkisini kullanın. İnsanların ihtiyaç duyduğu bilgileri eğer gerçekten biliyorsanız paylaşmaktan çekinmeyin. Kopya içerik kullanmayın, başkalarının emekleri üzerinden kısa sürede kazanç elde etmek sizi bir süre mutlu kılabilir. Ancak banyoda duş alırken yalnız olduğunuzda çıplak gerçek karşınızdadır. Gerçekten bunu mu istiyorum diye kendinize sorun! Yazılanlarda yanlış veya eksik ifadeler için şimdiden özür dilerim... Sevgilerimle... |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |